Hereke halısı, Türk halı tarihinde önemli bir yer tutmaktadır. Bursa ve çevresinin geleneksel ipekçilik merkezi olması, Hereke’nin tarihi İpek Yolu üzerinde bulunması ve İstanbul’a dolayısıyla Osmanlı Sarayı’na yakın olması halıcılığın bu bölgede gelişmesinde etkili olmuştur. 1843 yılında İzmit’te Çuha Fabrikası açmakla görevlendirilen iki iş adamının, masraflarının içersinde göstererek temelini atmış oldukları Hereke Fabrikası hemen ertesi yıl Sultan Abdülmecit Han’ın olayı farketmesiyle ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine, saltanatın perdelik, döşemelik kumaş ve halı ihtiyacını karşılamak üzere hizmet veren fabrikada yapılmakta olan halılardan çok daha ince düğümlü ve zarif motifli halılar üretilmiştir. 1844 yılında Sultan Abdülmecid’in emriyle Hereke’de kurulan halı tezgahlarıyla yeni bir döneme girilmiştir. Desen, renk ve kompozisyonlarında İran etkisi görülmesine rağmen büyük bir desen ve kompozisyon zenginliği sergilemektedir. Hereke halısının desen yönünden geliştirilmesi için yurdun her köşesinden desinatörler, çiniciler, tezhipçiler ve kumaşçılar saraya çağrılarak halı üzerine çalışmaya başlamışlardır. İlk dokunan halılar genellikle kaba halılardır (m2’deki ilme sayısı düşük halı). Bu halılar yurdun çeşitli yerlerinden gelen desinatörlerin çalışmalarından oluştuğu için ekseriye çeşitli yörelerin desen karakterini taşımaktadır. Bu halılarda genellikle geometrik ve köşeli desenler, büyük motifler ve mihrap kompozisyonları kullanıldığı görülmektedir. Yine ilk dönemlerde desenler tamamen Türk halıcılığına özgü bir biçimde, içinde hayvan figürleri olmayan çeşitli çiçeklerden oluşan kompozisyonlar şeklindedir. Mihrap kompozisyonları kullanılan halılar “Topkapı seccadeleri” olarak adlandırılmıştır. Daha sonraki dönemlerde halıların daha albenili olması için çalışmalar başlatılmış ve ince halı (m2’deki ilme sayısı yüksek halı) üretilmeye başlanmıştır. Türk göçebe kültürünü yansıtan Topkapı Sarayı’ndan vazgeçerek Avrupalılaşan ve Avrupalılaşmaya çalışan Osmanlı hanedanı, Dolmabahçe Sarayını inşa ettirirken eski saraylarından sadece Hereke halılarını taşıtmışdır. İnce halının mukavemetini arttırmak için atkı çözgüleri pamuktan yapılmıştır. Desinatörler, Hereke halısına özgü bir çalışma geliştirmişlerdir. Hereke’de, Dolmabahçe Sarayı’nın dekoratif öğelerine uygun motifler saray ressamı Mösyö Emin Maise tarafından tasarlanmıştır. Tavandan duvara, döşemelik ve kullanılan halılara kadar bütün desenler bir görsel dengeleme içerisinde aynı ve benzer motiflerin ve renklerin hakimiyetinde tasarlanmaktaydı.